Beynimizin  %10’unu mu kullanıyoruz?

Beynimizin  %10’unu mu kullanıyoruz?

Beyinde bulunan maddeler aslında evde bulabileceğimiz malzemelerdir. Evde beyin yapabilirsiniz! Bunun için 1 litre su, 160 gram yağ, 110 gram protein, 15 gram şeker ve 10 gram tuzu bir kapta karıştırınız. Beyin oluşmadı değil mi? Ama beyni oluşturan maddeler sadece bu kadar…
İnsan beynini oluşturan maddeler, ortalama olarak 1500 gramdır.
Beynimizin % 10’unu kullanıyorsak sadece 150 gram beyin kontrolüyle mi yaşıyoruz?

Beynimizin %100’ünü kullanırsak telepati gibi birçok hayal ettiğimiz özelliklerimizin olacağı rivayet edilir. Fakat öyle bir şey yoktur. Çünkü beynimizin zaten %100’ünü kullanıyoruz. Günümüzde beyini görüntüleyebilecek MRI, PET gibi teknikler vardır. Bu görüntüleme teknikleri sayesinde uyurken bile beynimizin belli bölgelerinin aktifleştiğini görebiliyoruz. Hiçbir şey yapmadan otururken bile beyin arka planda çalışır. İki elimizi birbirine çırptığımızda ise çalışması %90’ın üzerine çıkar.
Beynimizin sadece %10’unu kullanıyoruz söylentisi ise IQ araştırmaları yapılırken 250-300 IQ’ ya sadece %3-10 dilimin çıkabildiği sonucunun kulaktan kulağa yayılmasının sonucudur. Ama bu durumu çok yadırgamamak gerek. Çünkü nöronlar (sinir hücreleri), beynimizin %10’ luk kısmını oluşturur. Çoğu araştırmalar nöronların üzerinedir. Beyin-davranış iletiminde sadece nöronlar ele alınmıştır. Böyle olunca da, beynimizin %10’unu kullanıyoruz demek yanlış olmuyordu. Ama yanlıştı. Beyinde geriye kalan %90 az bir oran değildir.

Peki, geriye kalan %90 nedir?


Geri kalan %90 kısmı, gliadır. Glia kelimesi, Yunanca Glue (yapıştırıcı)’den gelmektedir. Glialar, nöronların yapışıp büyüyecekleri yapılardır. Bu süreçte glialar nöronları korur. Besin, oksijen ihtiyaçlarını karşılar. Gliaların yapısı eskiden beri bilinse de üzerinde yapılan araştırmalar yenidir. Nöronlar kadar beyin-davranış ilişkisinde rolü olduğunu kanıtlayan çalışmalar peş peşe literatürde yerini almaktadır. “Düşüncenin Kökeni” adlı kitapta gliaların önemine değinilmektedir.
Alzheimer, otizm, şizofreni gibi nöropsikiyatrik sorunlara gerçek anlamda ne bir çözüm ne de ilaç günümüze kadar bulunamamıştır. Hastalıkların nöronların üzerinde yaptıkları hasarla çok iyi bilinmekte ama çözüm hala bulunamamıştır. Nöron odaklı değil glia odaklı çalışmalar da belki çözüm bulunabilir. Beynin % 90 ’ını oluşturan gliaların araştırılmasına geç kalınmış diyebiliriz.
Beynin %10’unu inceleyen nörobilim bence beyni açıklamaya yeterli değil. Belki de “Beyin bilimi” demek daha doğru olacaktır. Nörobilim, beyin biliminin alt dalı olmalıdır.

Youtube kanalımızdaki videolar için TIKLAYINIZ.

Diğer yazılar için TIKLAYINIZ.

Leave a Comment